hasret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hasret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ekim 2012 Perşembe

Bir Düşün Peşinde



Özlem dediğin 
kanadı kırık bir kuşun
gözlerinde parlayan gökyüzü
en son kimi özledin bu kadar
özledim demek bir laf
her aşkın ilk sayfasında var
hiç perde ettin mi ?
gözlerinin önüne bir yüzü
dünyayı o perdenin arkasından
hayranlıkla seyrettin mi ?
bir düşün
uyan bencillik uykusundan
her sonu olmalı bir düşün
eşekler bile beraber gezer
yalnızlık korkusundan! 


17 Haziran 2012 Pazar

Babam'a



Ben çok sevdim babamı 
hiç gitmeyecekmiş gibi 
o istedi inanmamı 
öyle bakardı çünkü
hiç bitmeyecekmiş gibi
ölüm yokmuş gibi
silerdi gözlerimden hüznü
.....
Babam iyi bir adamdı
ne eksik ne yarım
Tamdı
Tamamlardı 
gitti
inanmadım
geride tamamlanmayacak
eksik bir hikaye bıraktı
ve gözlerimde hüzün birikti
asla silinmeyecek
....
görüyor musun baba ? 
büyüdüm sana şiirler yazacak kadar
ve gittin diye kızacak kadar
...




18 Nisan 2012 Çarşamba

Bıçağın Soğuk Yüzü



Bir başkası dokunacaksa sana
bıçak olmalı tenin
yalnız ben dokunduğumda
sıcak olmalı tenin
teninin kokusunda saklı
sırrı ebediyetin
...
Madem ki göremeyeceğim
o cennet misali yüzü
soğumalı yüreğim
sarıp sarmalarken
bıçağın soğuk yüzü



30 Aralık 2011 Cuma

En Yalnız Doğru



Önce seni ve benden
sonra aklı ve bedenden
ayırdılar
direnmeye fırsat vermeden
aklım gözlerinin buğusunda
bedenim yabancı bir günün doğuşunda
yalpalanırken
sorulacak en yanlış soruydu 
neden
ve yaşadığım en yalnız doğruydu
hasretin
....
rüzgar kırıp geçiyor
soğuğun yaltaklığında
ağaçlar dalsız
topraktan son suyunu içiyor
çaresizlikten kurumuş dudakları
bir fikre dalıyorum
yakın etsin diye uzakları
olmuyor
şimdi ben
düşünce bataklığında 
çırpınan bir akılsız



23 Kasım 2011 Çarşamba

Ayna Ayna Söyle Bana


Benzetiyorlar diye seni bana
alamıyorum gözlerimi aynadan
yavaş yavaş benziyorum sana 
sen oluyorum sonradan

ince bir perdeye dönüyor ayna
bir tarafı cennet bir tarafı dünya

yüz yüze bakıyoruz yeniden 
bir adımın aşılmaz uzaklığında
ismini haykırıyorum aniden
sesimin rüzgarı çarptığında yüzüme
kendime benziyorum tekrardan
sonra kayboluyorum yokluğunda

tamamlanamadan noktalanmış
devrik bir cümlenin
hiçliğine karışıyorum 

bir zamanlar gölgenin vurduğu
bu ıslak topraklarda
gölgesizim şimdi

Ayna ayna söyle bana
cümlenin devamı nerede bu dünyada  ?