sıra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sıra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Eylül 2012 Salı

Bin Yıllık Ayrılık


Ben sana alışkınım 
sensizlik de nereden çıktı
ne kadar yabancı
kusura bakmayın biraz şaşkınım
omuzlarımdaki hüzün sanki bin yıllık
bilmem ki nasıl yaşanır ayrılık
daha önce hiç kimseyi
unutmak zorunda kalmadım
...
Bir sırası vardır elbet
ölmeden hüzne gömülmenin
bu sırasız ayrılığın ardından
bir şişenin sarhoşluğuna karışıp
yıldızlarda adını bulmalıyım önce
ağlamalıyım baş harfini görünce
masaya konulduğu gibi 
kalmalı tabaktaki yemek
yaşamalıyım az su az ekmek
boşlukta çizdiğim hayaline dalıp
susmalıyım uzun uzun
acı gülümsemeliyim gerçek diye aldanıp
kül tablasına yaptığım külden kalede
içinde sen olan masallar yaratmalıyım
bir nefesle çıkmalıyım atımla yokuşu
sen kalenin tepesindeki prenses
ben küllerinden doğmak isteyen anka kuşu
belki üşümeliyim yalnızlıktan tir tir
dudağımda bir dua olmalı tek nefes:
" Tanrım ölene dek bu ayrılığı geciktir "
belki de karanlığı sevmeliyim
bir çiçek gibi güneşe küskün
aydınlığa sırtımı dönmeliyim 
unutmalıyım
unutmalıyım ama
önce gözlerimi soğutmalıyım

23 Ağustos 2012 Perşembe

Sırası Değil


Yalan yok
ne varsa zamanla olur
zamanla büyür insan
zamanla görülür
zamanla çözülür
zamanla ölür
bazen de zamansız
ne zamanla olur ne zamansız
ve ne zaman'la başlar
cevap arayan çaresiz sorular
ne zaman sorsan
sırası değildir
zamanla da gelmez sıran
sırası asla gelmeyecek
uzunca bir kuyruğu beklersin
zamanla büyür başı buyruk acın
avutmak isterdim seni
hafiflesin diye kuyruk acın
yalan çok
ama şimdi sırası değil